Bırakmıyor Yakamı Bu İnat

Bırakmıyor yakamı bu inatZehrini kusan şafaktaGülüşlerini beklemiştim, zarafetini, Kelebekler de gelecekler üç vakte kadarArifesindeyiz aşka uzak zamanların Kimsecikler kalmamış meydanlarda diyorsunBen varım ya…Düşmek her zaman kötü değildirKalkıp yürümekte marifet

Bir Masal An’ı

Anımsamamı isteme Öyle bir ülke yoktu Ölesiye yaşanan aşklar da Göğsümüzü, acıtan esintilerine açtığımız Akşamlarına dalıp dalıp gidilen Sabahlarına vurgun İçinden geçtiğimiz mevsimler yoktuSen yoktun…Anımsamamı istemeAklımızdan önde giden adımlarımızıMühürsüz tutanaklarda saklı kalsın Cadde adları, sokak numaraları

Bir Fotoğrafa Dipnot

Uzatıp kuğu boynunuMenevişli sulardanİncecik gülümsemeyiYa daGeceye kalbini bırakan korsanlarınRomantik söylencelerini düşlerdin Katran yeşili rüzgârların eserdi leylaki gökyüzündeParmağını keserdin gizlice bir gülün kırmızısınaManzum bir heceydin, ehveni yadsırdı gölgenÇarmıha gerilirdi her bahar gülüşlerinUtangaç bir öpücüksün hala şuracığımda, sımsıcak

Yazgı

Gökbiliminden hiç anlamadığım haldeYıldızları seyrediyorum durmaksızınAcemi ve tutkulu bir kumarbazıyım hayatınAçık oynuyorum kartlarımıVe rest çekiyorumNiçin hep yenilen benim? Kırmızıya boyamak istiyorum bir palyaçonun burnunuDargınlıklarımı kırmızıya boyamak istiyorum-ki aykırı düşsün ayrılıklar-

Yankı

Yıldızlı geceleri giyinirdinAteş kuşlarına emanetti gökyüzünSesin yüzünde incelirdiGüneş ellerindeHer yanın insandı, her yanın aşk Derin uçurumlarda açardın, soyluYabandın kentlere, aşk acemisiSert eserdi vadinde rüzgârlarÜşürdün sabah serinliğindeAğlamak geçerdi içinden, ağlayamazdınİç çekişler minnetin diğer adıydıBir kurşundu nihayet her aşkın payı

Yağmur Habercileri

Batan güneşin ardından koşarlarKaranlık ölüm demektirAtlayıp şeytanın atınaTiranların gece yasalarınıTağyir, tebdil ve ilga’yaCebren teşebbüs ederler Toprak kovuklarından doğarlarHenüz keşfedilmemiştir ülkeleriAsi rüzgârıdırlarAşkın ve ateşin

Suların Yolculuğu

Gün, beyazını yıkarken suların yeşilindeDingin sabahları yükler yelelerinehırçın ve asi bir atUçar karaca çevikliğindeAsıp terkisine mayıs rüzgârlarınıAy büyür gözlerinde kocaman olur. Gecenin en laciverdi yerindeKâşifler keşfe çıkar gülüşlerindeki giziFatihler talandadır alnının ovalarındaHüznün tetiği çekilir, esmerleşir rüzgârlarBir mevsim yalanıdır, yağmurda unuttuğun gölgen.

Onikilerin Vedası

“Şili halkı faşist Pinochet’den hesap soruyor” Basın Başımızı dizlerine koyar gibi sevgilininBastık ölümüne bir sevdayı bağrımızaArtık konuşmayacağızSöylendi söyleneceklerVe şimdilik kapatıyoruz yaşam defterimiziDinlenip dönmek içinarasına halkların.