“Quo Vadis” ÖDP?

Ekonomik krizin derinleştiği, toplumun istikrarsızlaştığı dönemlerde, sistem yedek stepnelerini devreye sokarak arabanın düze çıkmasının çarelerini arar. Kimi zaman en ırkçı, şoven ve militarist siyasi oluşumlara verilen bu görev, kimi zaman liberallere, sosyal demokratlara, kimi zaman da sözüm ona “ sosyalistlere” verilmiştir. Zaman zaman da bu görevi üstlenmek için egemen güçlerin “kim daha iyisini yapar” kampanyaları düzenlediği bilinir. Ülkemizde egemen sınıflar, belki de var oluşlarının hiçbir döneminde böylesi açmaza düşmemişken ÖDP’nin “bir arada yaşamı savunalım” kampanyası ne anlama gelmektedir, bir arada yaşayacak olanlar kimlerdir, bir arada yaşayacaklar hangi ekonomik, politik ve siyasal zeminde bir araya geleceklerdir? Aslında, bu soruların yanıtlarını almak… Devamı →

Melankoli ve İntiharın Şairi: GERARD DE NERVAL

yüzyıla gelinceye kadar, toplumsal değişim nispeten yavaş ve sancısızdır. Toplumsal değer yargıları yerine oturmuş, kişilere önceden dağıtılan roller “ içselleştirilmiş” ve toplumun her kesiminde genel kabul görmüştür. Aşağı yukarı herkes, kimlerin nasıl davranacağını bilmekte ve bu “ bilinebilirlik” içinde marjinal, şaşırtıcı davranış biçimlerine genel olarak rastlanılmamaktadır.18. yüzyıla kadar olan edebiyat ve sanat eserleri ile,, eserlerin yaratıcıları ve kahramanlarının davranışları da bu “ genel kabul görmüşlük” çerçevesinde cereyan etmektedir. Sanatçıların yaşam tarzlarında ve sanat eserlerinde şaşırtıcılığa pek rastlanılmamasının nedeni budur. ( Bu genellememiz elbette, başat ve baskın sanat akımları ve sanatçıları için geçerlidir. Bu tanımlama içine girmeyen, bu dönemde “ruşeym” halinde… Devamı →

“İnsandan Sanata” Bir Edebiyatçı: MAKSİM GORKİ

“İnsanı ,yeryüzünün en güzel surette yaratılmış ve hizmete layık bir yaratığı olarak görmeye alışmadıkça, hayatımızın sahteliğini, ikiyüzlülüğünü ve alçaklığını üstümüzden atamayacağız”  Maksim GORKİ Edebiyat tarihinde onun kadar tartışılan, yerilen ya da yüceltilen bir başkası yok gibidir. Kimilerince edebiyatta bir dev, kimilerince okunması bile “zul” sayılması, yargıya ve yargıcına göre değişin Maksim GORKİ,1868 yılında Novograd’da marangoz bir babanın ve ev kadını bir ananın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov’dur. Babasının erken yaşta ölümü ile annesi ile birlikte dayısının yanına yerleşen Gorki,11 yaşında geçim derdine düşer ve ekmeğini kazanmanın yollarını arar. Okuma yazmayı gemi aşçısından öğrenen Gorki’nin düzenli bir… Devamı →