Meşeler Gövermiş, Varsın Göversin
Hiç kimseye hiçbir şey söylemeden çekip gittiğim meçhulde, sütbeyaz gecenin içinden Troya harabelerini izliyorum. Şubatın arka penceresi çirkin bir yüzün gölgesi gibi düşüyor ovaya, ön penceresi pervazlarını çatırdatarak açılıyor Martın vuruşlarına. İlkyazın her saldırısı, kışın burçlarında gedikler açıyor… Sadağından çıkardığı okunu gergin yayına takan bir savaşçı kışın kalbini hedef alırken, ok, sarışın, mavi gözlü bir kız çocuğuna dönüşüveriyor. Kökleri taze toprak kokan elindeki bir demet çiğdemi savaşçıya uzatıyor çocuk… ” Düşman sinsi ve kurnazdır, okunu fırlat” diyor bir bilge. Dehşete düşüyorum, bilgeyi kınıyorum, ” kız ölümün aracı olmamalı, kimseyi öldürmemeli”… Kız, dünyanın en güzel gülücüğü ile gülümsüyor, alnının ortasına kondurduğu… Devamı