İkilem
Islak yaz ikindilerindeKanatlarında kekik taşır serçeler denizeDeniz kekik kokar Sakin bir kıyıdanOlta atıyorum denizeDeniz kekik kokuyorSuya değiyor ayaklarım
Islak yaz ikindilerindeKanatlarında kekik taşır serçeler denizeDeniz kekik kokar Sakin bir kıyıdanOlta atıyorum denizeDeniz kekik kokuyorSuya değiyor ayaklarım
Uykusuz geçiriyorum geceyiBitkin düşüyorum, yorgunumGözlerim kan çanağıKalbim bahar sabırsızlığındaVe kısa dalga istasyonlarında kulağım radyoların “Seine” nehri çıldırdı diyor spikerSığmıyor yatağınaŞehirde kıyamet kopuyorKartal pençesini gösteriyor uysal güvercinAkıtarak perçeminden mavilikleri
Dilsiz şövalye heykeli yüzündeVurulmuş kartal düşleri arıyor gezginlerKurt ve çakal sesleri taşıyor serseri rüzgârlarGecenin içindenVe nasıl da yakışıyor yabanıl aşklaraGüz akşamlarının zenci gülüşleriBir deKiraz çiçekli mevsimler Haberin geliyor bir kuşluk üstüOnca acıdan sonra— yağmurla yıkanmıştı akşamVe leylak kokuyordu gece.–
En ince yolculuğuna çıkıyorum düşleriminEn tenha anında sokaklarınSerçe hafifliğinde yüreğimGözlerimAlaycı, tedirgin ve ürkek BenMühürlenmiş sokakların asisiHüznün ilk yaz sağanağıAlaca şafak hayduduÇatlatırcasına uçuruyorumİçimdeki kısrağı
Menekşe yaprağından seken bahardaKuşları salsam kentin üstüneAçar mı gamzelerindeki gülüşlerBiter mi gamın kederin Dolunaylı geceler düşürsem haneneBir ıslık çalsam karşı kıyıdan-on beş yıl öncesine dair-Çocuklaşır mı gözlerinYankılanır mı korkusuzluğunGecekondulardan
Ayazlar ısınır nefesinizdeYer-gök ellerinizdedirDerVe bir derviş kelam ederKitabın ortasından Ey! İnsan der Sürdükçe suskunluğunSürdükçe baş eğişinNe gülün adı kalır ovalardaNe rüzgarın sesi duyulur dağlarda
Sihirli bir zambak gibi açarken güneşEski damların ardındanSelvilere düşerdi ilk ışıkları Temmuzun alacakaranlığındaErkendenYeşil sarıya çalardıUmut sevince Yağmur damlaları süzülürken ay ışığındanGeceye bırakırdık ıslıklarımızıGeceye bırakırdı çingene kızlarıBöğürtlen kırmızısı sevdalarını
Ansızın gelir baharGüneşi, rüzgârı ve yağmuruylaYaprak kımıldamaya başlar dalındaGök gürültüsüyle irkilir yorgun kentVe kırkikindilerle kucaklaşır toprak Ayna tutar gibi durgun bir göleAkasyalar arasından süzülür güneşDerman bulur cümle mahlukatDağ-taş yeşile dururBaşlar senfonisi saka kuşlarının
Gün olmuşAçmış yalnızlığımYangınlar ülkesi gözlerindeSeni görmüşümSevmisimDünyanın en kuytu köşesindeEn mahşeri yerindeCanıma can katmışsınEn amansız anımda
Selam gönderdimAdın mıÇimen yeşilindenKuş kanadındaBir ilkyaz ikindisiydi