Sahi mi?
Çekingen, içine kapanık… Kahvenin giriş kapısının önüne konulan tek sandalyeye otururken, birisinden azar işiteceği, ya da küçümsenerek adam yerine konulmayacağı endişesiyle önce garsonun gözüne, sonra yakın masadakilerin gözlerine teker teker bakar, umursanmadığını görünce, başıyla ahaliyi selamlayıp usulca sandalyesine çöküverir… Herkesin birbiriyle haşır neşir olduğu kahvede adını sanını bilen yoktur, merak da etmezler. Allah’ın bir garibi işte, kim bilir kimin nesi… Dikkatimi çekti, sandalyemi alıp yanına geldim. Oturabilir miyim? Ürküyor, tedirgin oluyor, gözüme bakıyor, azarlayacağımı, ya da “kalk lan buradan” diyeceğimi düşünmüş olmalı… Sadece gözüme bakıyor, sesi çıkmıyor. Affedersin, rahatsız ettim galiba… Yok, estağfurullah, buyurun… Çay içeriz değil mi?… Garsona sesleniyorum,… Devamı