Ana
“Kızım, abin mi geldi, kapıya bakıver”…Ana, kızına günde kaç kez verirdi bu buyruğu, kuşluk vakti mi, ikindiüstü mü, gece yarısı mı, sabaha karşı namaza kalktığında mı? Kaç kez… Her duyulan ses, her kapı tıkırdayışı ananın sağ salim gelmesini beklediği oğlunun ayak sesiydi… Yıllar sürmüştü ananın oğlunu bu bekleyişi. Yazıyla kışıyla, baharıyla güzüyle kaç yıl beklemişti oğlunun gelmesini… Geçen yıllar evin avluya bakan pencerenin ahşap pervazlarını eskitmişti de, ananın ne gözlerini yormuş, ne de bekleyiş umudunu örselemişti. Kızı, ses çıkarmadan, anasına itiraz etmeden, abisinin gelmeyeceğini, gelemeyeceğini bile bile kapıyı açar, kapar. “ Yok ana der, abim değilmiş”… Anasının, evin avluya bakan… Devamı